Radiomir 1940, Panerai’nin 1940’larda İtalyan Donanması için ürettiği saatlerden ilham alarak hazırladığı efsanevi bir koleksiyon. Şimdi bu koleksiyon yine kendi üretimleri olan, tarih, GMT, ve güç rezervi göstergeleri gibi detayların da eklendiği P.4001 ve P.4002 kalibreleri kullanılarak hem özellikleri hem de fonksiyonları zenginleştirildi.

Radiomir’in yenilikleri sadece yeni kadranlar ile sınırlı değil. 4 yeni model ile özellikle teknik konularda hiç olmadığı kadar fazla seçenek sunulmuş.

Bu yeni 4 model diğer birçok Panerai imzasını taşıyan modeller gibi tamamen Panerai’nin Neuchâtel’deki tesislerinde geliştirilmiş.

PAM00627 ve PAM00627 koduna sahip Radiomir 1940 3 Days Panerai GMT Automatic modelleri P.4001 kalibre ile donatılırken PAM00628 ve PAM00658 kodlarına sahip Radiomir 1940 3 Days GMT Power Reserve Automatic modelleri ise P.4002 kalibresi ile donatılmış.

www.saatport.netHer iki kalibrenin ortak özellikleri mevcut. Benzerlikler arasında ilk göze çarpanlar kalibrelerin her iki yöne dönebilen merkezi olmayan mikro rotorlara sahip olmasını söyleyebiliriz. Seri bağlı çift tulumba sayesinde kalibreler üç günlük güç rezervine sahipler. Balans durdurucu mekanizmaları ve çift destekli balans köprüsü sayesinde kalibre saat ayarlamada hem yüksek hassasiyet sağlıyor hem de oldukça tutarlı.

P.4000 kalibre üzerin geliştirilen yeni modellerde aynı zamanda tarih, ikinci zaman dilimi, saniye içinde yer alan ve saate göre gece-gündüz göstergesi ile güç rezervi göstergeleri bulunuyor.

Peki bu iki muhteşem kalibrenin farkı ne diye merak ediyorsanız hemen söyleyelim. P.4001’de dairesel güç rezervi göstergesi mekanizmanın alt tarafında ve köprüye sabitlenmişken P.4002’de doğrudan kadran üzerinde ve saat 5 pozisyonunda yer alması. Fakat her iki mekanizmada da saati kurmak oldukça kolay.

Panerai saatlerinde bulunan ortak özelliklerden birisi de kadranın normal ışık altında olduğu gibi karanlık ışıkta da yüksek okunabilir olmasıdır. Radomir 1940 serisinde de bundan bugüne kadar ödün verilmedi. Klasik ve iri baton tipi indeks ve rakamlar kullanılan Radomir’in diğer tüm işaretleri ile birlikte ekru renk Super-LumiNova® ile kaplanmış. Her iki varyasyonda da siyah kadran üzerinde muhteşem bir netlik elde edilmiş.

İtalyan donanması için tasarlanan saatlerden ilham alan serinin bu modeller AISI 316L paslanmaz çeliğinden hazırlanmış. Modeller 10 bar yani yaklaşık 100 metreye kadar su geçirmezlik özelliğine de sahip.

Kadranların özelliklerine göre saatlerde siyah deri kayış veya işlem görmemiş doğal kahverengi deri kayış kullanılmış.

 

 

 

 


Officine Panerai, saat meraklılarının peşinden koştuğu Floransa’lı herkes tarafından bilinen lüks spor saat markası. Peki ya koleksiyoncuların ilgisini çeken niş bir üründen birkaç yıl içerisinde bugünkü şöhretine nasıl kavuştu? Tüm bu hikayenin altında yatan gerçekler Temmuz 2015’te İtalya’da yayınlanan PANERAI kitabında yer alıyor.

Panerai’nin bu kitabı 15 Eylül 2015 tarihinde Rizzoli Internaltional tarafından tüm dünyaya dağıtıldı. Kitap İtalyanca, İngilizce, Çince ve Japonca dillerinde hazırlandı.

Markanın kimliğini yasıtmakta oldukça başarılı olan bu kitap İtalyan yayınevi Marsilio tarafından basılmış. Métiers d’Art’ın Cologni Vakfı’nın editoryal katkısıyla oluşturulan kitapta tarih, teknoloji deniz ve tasarımın büyülü dünyası beş farklı yazar tarafından ele alınmış.

Saygın sanat ve tarih eleştirmenlerinden birisi olan Philippe Daverio saatin tarihsel süreçlerini ele almış. Daverio, 1936’da üretilen ilk model olan Radiomir için ‘modern klasiklerden biri’ deyimini kullanırken, Panerai saatlerini büyük İtalyan ve dünya tasarımları ile ilişkilendiriyor.

panerai-book-3

Floransa’daki Galileo Müzesi’nin direktörü olarak görev yapan Profesör Paolo Galluzzi ise yazısında Panerai saatlerinin ilham kaynakları üzerine bir yazı hazırlamış. Profesör Galluzzi’ye göre Toskana’nın bu saatlerin üzerindeki etkisi oldukça fazla. Ayrıca Profesör Galluzzi’ye göre Galileo Galilei, Leonardo da Vinci ve Lorenzo della Volpaia gibi dâhiler, Panerai’nin doğumuna katkıda bulunan isimler arasında.

Panerai ailesinin hikayesini Giampiero Negretti ele almış. 1860’ta, Ponte alle Grazie’de açılan butikten, Rodiomir ve Luminor saatlerin İtalyan Kraliyet donanması tarafından kullanılmasına kadar birçok konuyu ele alan Negretti, gazeteci ve aynı zamanda saatçilik konusunda uzman bir tarihçi olarak biliniyor.

Yüksek saatçilik konusunda dünyaca tanınmış olan uzmanlardan birisi olan İngiliz gazeteci Simon de Burton ise saatlerin sahip olduğu olağan üstü tekniği ele almış. Burton’un değindiği konuların arasında İsviçreli Richemont Group’un firmayı satın alma süreci, firmada bünyesinde geliştirilen mekanik kalibreler ve saatçilik dünyasındaki en gelişmiş ve modern tesislerinin birisinin kurulmasını irdelemiş.

Kitapta yer alan son konunun yazarı ise Fabio Pozzo’ya ait. Gazeteci ve yazar olan Pozzo, ‘denizci ruhlar’ olarak tanımladığı klasik yatları ele almış. Panerai Classic Yachts Challenge’a yer verilen kitapta ayrıca dönem saatlerinin öyküleri de anlatılmış.

Kitabın içerisinde ayrıca 20’den fazla çizim bulunuyor. Orijinal çizimler İtalyan illüstratör Victor Togliani tarafından özel olarak çizilmiş.


 

Panerai firmasının Vazgecilmez Modelleri Panerai Radiomir Composite. İlgili modellerin duyurusundan bir süre önce basına çeşitli görüntüler sızdırılmıştı ancak yine de hem saat hakkında bir fikir edinememiştik hem de gerçeklik konusunda az da olsa şüphelerimiz vardı. Ancak, sırların arkasındaki perdenin kalkması ile birlikte çok çarpıcı bilgiler kamuoyuna ilk ağzıdan aktarıldı. Biz de bu vesile ile Radiomir PAM 504 and Radiomir Black Seal 505 adlı bu saatleri sizinle birlikte yakından tanımaya çalışacağız. Özellikle kompozit hayranları bu kreasyonlara bayılacak! İşte başlıyoruz;

Henüz asıl yazı konusuna geçmeden önce bir konuya geri dönmek istiyorum. Bir önceki paragrafta Panerai’nin bu iddialı saatlerini özellikle kompozitsever kitlenin çok benimseyeceğini söylemiştim. Bu sözlerime hemen şu şekilde açıklık getireyim. İsim etiketinde “composite/kompozit” yazmasına karşın bu yapının aslında kimyasal bir banyo işlemine uğratılmış alüminyum olduğunu söyleyelim. Alüminyum ağır bir metal olmadığı için kompozit bir kasa haliyle satin hafif olmasını sağlamaktadır.
Panerai-Composite-Case-620x441

Geçen yıllarda açıklanmış olan Kompozit Luminor saatlerin görücüye çıktığı dönemde 2013’da ilk kez lanse ediliyordu Panerai tarafından komposit kasalı modeller: PAM 339, PAM 375 ve PAM386. Panerai’nin bu modellerinde ilk kez kullandığı kompozit alaşım seramikten daha hafif ancak çelik ve titanyum gibi diğer metallerden çok daha hafifti. Ancak son kullanıcı geri bildirimlerinde özellikle arka kapakla ilgili sorunların baş gösterdiği anlaşıldı Pam 375 ve Pam 386’nın… Dolayısı ile, daha iyisini yapabilmek için kollarını sıvazlayan Panerai, tüm bu gelişmelerin ardından geçen bir kaç senenin akabinde çok güvendikleri PAM 504 ve Pam 505’i piyasaya sürdü ve emindi: yeni ürünlerimizde eski kompozit modellerimizde yaşanmış olan en ufak bir üretim sorunu yoktur!

 

Panerai Radiomir Composite PAM 504

Çıkartılabilir loop tipi kayışla birlikte 47 mm kahverengi Panerai kompozit kasa(patentli),

Panerai üretimi mekanik P.3000 kalibre mekanizması (çift hücreli, 3 günlük rezerv)

Kompozit tokasıya birlite İşleme uğratılmamış deri kayış

Panerai-Composite-PAM-504

 

 

 

 

 

 

 

Panerai’nin giriş modellerinden P.3000 manuel winds calibre’den bir kaç görünüş

Panerai-Radiomir-Composite-PAM-504-620x412

 

 

 

 

 

Panerai Radiomir Black Seal Composite PAM 505

Çıkartılabilir loop tipi kayışla birlikte 45 mm kahverengi Panerai kompozit kasa(patentli),

manufacture Panerai Automatic mechanical P.9000 calibre,

Panerai üretimi mekanik P.9000 kalibre mekanizması

Kompozit tokasıya birlite İşleme uğratılmamış deri kayış

Panerai-Radiomir-Black-Seal-Composite-PAM-505-620x369Panerai-Radiomir-Composite-Black-Seal-PAM-505-620x413

Saatlerin avrupadaki perakande satış fiyatları ise kdv dahil 7700 avro civarından başlamakta… Bu fiyatlama elbetteki klasik tipteki, yani süslü püslü olmayan modeller için geçerli…


Eşsiz Bir El Sanatı Örneği: Panerai Radiomir Firenze 3 Days Acciaio

İtalyan El sanatçıları tarafından kasasına yapılan oyma işçiliği ile eşsiz bir görüntüye bürünen Radiomir Firenze, sadece Toskana’da bulunan tarihi Panerai butiğinde satılıyor.

Panerai Saat’in Piazza San Giovanni’deki tarihi Floransa butiğinde satılan bu eserlerden sadece 99 adet üretildi ve her bir kopyası eşsiz ve farklı tasarımları ile Officine Panerai ’ye değer katıyor.

47 mm çapında matlaştırılmış çelikten üretilen kasaya sahip bu şaheser, Panerai tarafından 1936 yılında üretilen ilk saatle aynı boyutlara sahip.

İtalyan zanaatkârlar tarafından üretilen el oymaları ile süslenirken, Floransa ikonografisinden ilham alınmış.

AISI 316L paslanmaz çeliğin sertliği ile daha da güç şekilde işlenen her bir kasanın üretimi bir haftadan uzun sürdü. Panerai’ye has bir şekilde kadranın ışıltısı sandviç yapısı ile arttırılmış.

tumblr_nihj4odP3F1s1qs4mo1_1280Saatin gece de görünmesi için luminova kaplı malzemeden gelen ışık kadranı oluşturan iki sıkıştırılmış diskin üst kısmında yer alan rakamlara denk gelen deliklerden dışarıya çıkması sağlanmış.

Kullanılan manuel kurmalı P3000 kalibre, Neuchâtel’deki Panerai atölyesinde hazırlanmış. Kalibreyi arka kısımdaki bulunan safir camdan seyretmek mümkün.

İki tulumba seri halinde bağlanarak üç günlük bir güç rezervi sunması sağlanmış.

Radiomir Firenze siyah timsah derisi bir kayış ve ona kontrast oluşturacak ekru dikişlere sahip.


Yeni Panerai Luminor Submersible 1950 3 Days Chrono Flyback Automatic Titanio47 mm saati iki farklı versiyonu da askeri içerikleri bir araya getiren, bu özellikleri sportif, güçlü karaktere ve kişiliğe dönüştüren Panerai kimliği ile hayat buluyor.
Tüm Panerai saatlerinde olduğu gibi Panerai Luminor Submersible 1950 3 Days Chrono Flyback Automatic Titanio 47’de de ilham kaynağı denizler olmuş. Bu saat 300 metre kadar su basıncına dayanıklılık gösterecek şekilde üretilmiş.

Panerai Luminor Submersible adından da anlaşılacağı gibi 47 mm bir kasaya sahip. Dalış yapacaklar için özelliklere sahip saatte tek yönlü döner bezel kullanılmış. Bu da dalış süresini hesaplamaya yarıyor.
Modelden iki farklı versiyon üretilmekte. PAM00614 modelinde tamamen matlaştırılmış titanyumdan yapılmış bir bezeli bulunurken, PAM00615 modelinde ise yine titanyumdan yapılmış, çizgisel göstergeler ve noktalarla üzerine mat siyah seramik bir disk işlenmiş olan bezeli bulunmakta.
OP logosu bulunan kişiselleştirilmiş siyah lastik kayış kullanılan her iki modelde de Panerai mavisi ön plana çıkıyor.

Yeni Luminor Submersible 1950 bir su altı saati için kendinden beklenilen yumuşak ve dayanıklılığa sahip.
“Retour en vol” olarak ta bilinen Flyback Kronograf özelliği sayesinde, hareket eden kronograf kolunun sıfırlanmasına ve tek bir basım ile anlık olarak tekrar başlamasına olanak sağlıyor. Bu işlevi gerçekleştiren buton saat 10 pozisyonunda konumlandırılmış. Saat 8 pozisyonundaki buton ise flyback fonksiyonunu çalıştırıyor ve durduktan sonra kronograf kolunu sıfırlıyor.
Saati belirgin şekilde okuyabilmek için saatin kronograf dakika ve saniye ibreleri farklı renklendirilerek birbirinden ayrıldı. Saniye kolu mavi renkli iken dakika kolu ise rodyum kaplama.
Saat 3 konumda ise Titanyum bezeli olan modelde tarih penceresi yer alırken, seramik bezeli modelde kronograf saat sayacı yer alıyor.


OFFICINE PANERAI : Daha Teknik daha İtalyan

Saatçilik dünyasına Officine Panerai tarafından kazandırılan yeni kompozit malzeme carbotech sayesinde üstün teknik ve estetik ögeleri barındıran Luminor Submersible 1950 Carbotech’in her bir örneği diğerlerinden farklı.

Geçmişin yankılarını, geleceğe ve yeniliğe dönüştürmekte ustalaşan ve bunu tasarımlarına yansıtması Officine Panerai’nin en büyük sırlarından birisi.

Saatçilik dünyasını büyüleyen Officine Panerai ilk kez zamanla kişiselleşen, denizcilik ile kusursuz bir bağa sahip olan Luminor Submersible’i 2010 yılında bronz kasası ile görücüye çıkarttı.

Luminor-Submersible-1950-Carbotech-3-Days-Automatic-5Luminor Submersible 1950 Carbotech’te Officine Panerai’nin Fikirler Atölyesi ürünü olan ve saatçilik dünyasında daha önce hiç kullanılmamış olan kompozit bir malzeme olarak ta bilinen carbotech kasa kullanıldı. Olağan üstü performansa sahip carbotech malzemenin kesilmesine göre değişiklik gösteren, düz olmayan, mat siyah bir görünüme sahip. Böylece her bir saat eşsiz bir görünüme sahip olmuş oluyor.

Bu yapı, döner bezelin, patentli tepe koruma sisteminin, kasanın ve yapımda kullanılan malzemelerin performans ve estetiğini arttırmak için tasarlandı.

Carbotech plakalarını oluşturmak için yüksek basınç gerekli. Üst düzey polimer ve kompozit malzeme eter keton ile birlikte kontrollü bir ısıda ince karbon lifi tabakaları sıkıştırıyor.

Bu sayede saatçilik sektöründe kullanılan seramik ve titanyuma nazaran carbotech daha yüksek bir mekaniğe sahip oluyor.Carbotech daha hafif olmasına rağmen aşınma riski daha az ve dış müdahalelere karşın daha dayanıklı bir yapıya sahip.

Kullanılan geleceğe dönük bu malzeme, tasarımın geçmişe dönük bağlarına sadık kalmasına engel oluşturmuyor.

Panerai Luminor Submersible Carbotech 3 Days Automatik – 47 mm kökleri, 1940’lı yıllara dayanmakta. İtalyan Donanmasının komandoları için geliştirilen model, daha sonra 1956 yılında Mısır Donanması için de tasarlanan saatlerden de esintiler taşımakta.

Küçük çivilerden oluşan imleçlere sahip bezelle güçlendirilmiş bu saatte, bezeller saat yönünün sadece tersine dönüyor ve suya dalış sürelerinin hesaplanabilmesine olanak sağlıyor.

30 bar yani yaklaşık 300 metre ye kadar test edilmiş profesyonel bir su altı aleti için oldukça işlevsel özelliklere sahip.

Kadran siyah renkte ve üzerinde işlemeli saat imleçleri yerleştirilmiş. Saat 3 konumunda tarih penceresi bulunuyor. Küçük saniye göstergesi ise Panerai’ye has mavi tonlara sahip ve saat 9 konumunda.

Vidalı kasa yüksek basınç altında saati korumayı garanti altına alıyor. Arkasında titanyum siyah işlemeler bulunuyor.

Luminor Submersible 1950 Carbotech’in teknolojik ayrıntısı ise P.9000 otomatik kalibre. 13 ¾ çapı ile mekanizma üç günlük güz rezervine sahip. İleri ya da geri ilerlediği sırada yelkovanın ilerleyişine müdahale etmeden balans çarkını durduran bir cihaz, saati ayarlarken doğruluğundan emin olabilmek için bulunuyor. Balansın salınımı saatte 28.800 tireşime denk gelmekte.


SIHH Fuarında tanıtılan Panerai’nin modern koleksiyonunu inceliyoruz. Elimize almış olduğumuz kırmızı altından Pam 525’e bir bakış atıyoruz. Sizin de farkedeceğiniz üzere bu model Pam 524 modelinin değerli bir metal olan altından imal edilmiş bir versiyonu… Saatin cilalanmış çelik kasası dışında tıpkısının aynısı…

Kısa Kısa: Panerai PAM 525 Luminor 1950 3 DaysFlybackChronoAutomaticOroRosso

Fiyat: -27,000$

Kasa tipi ve Çapı: 44mm çapında cilalanmış kırmızı altından kasa

Diğerleri: otomatik Panerai P.9100 kalibre


Officine Panerai; yazın renkli yaşamına ritm katan 11 farklı rengi bünyesinde barındırarak kadınlara ve erkeklere özel kayış koleksiyonunu sunuyor. Spor görünümlerin ve detaycı yaklaşımların öncü firması olan Officine Panerai; 11 farklı rengi sunuş biçimiyle dikkat çekiyor.

Hem kadınlar, hem de erkekler için farklı renk kayışlarıyla kol saatlerine adeta hayat veren marka; saatlerde sadeliği ve minimalist tarzları ön plana çıkarıyor. Canlı, çok yönlü ve çarpıcı özellikleriyle her zaman için en yeni, en güzel ve en özel aksesuarları bünyesinde barındırmayı başaran marka; eşsiz tasarımlarıyla göz doldurmaya devam ediyor.

pr_officine_panerai__17092014151143_b

Kırmızı, yeşil, mavi, bordo, pembe, turuncu ve sarı renkli, yarı parlak, timsah derisi kayışlarıyla gerek erkeklere, gerekse de kadınlara kol saatlerini daha çarpıcı ve göz alıcı bir şekilde takabilmelerine olanak sağlayan Officine Panerai; renkleri kendi arasında sentezleyerek yeni renkli kayışları da ön plana çıkarıyor. TEC standartlarıyla uyumlu bir şekilde kayışları dizayn eden marka; Nesli Tükenmekte Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme olan CITES’e de uygun olarak çalışmaktadır. Kayışlarını yüksek üretim standardına uygun bir şekilde tedarik eden marka; yumuşak yapıda olan doğal deriden yapılan iç astarı, neme direnç gösterebilen özelliği sayesinde de konforlu bir kullanım arz ediyor.

Timsah derisinden üretilmekte olan 11 farklı renge sahip kayış; adeta Officine Panerai markasında hayat buluyor. Farklı modelleri bulunan bu kayış modelleri arasında; Radiomir 1940 modeli 42 mm çapıyla, Luminor 1950 modeli 42 mm çapıyla ve Luminor modeli 40 mm çapıyla dikkat çeken modeller oluyor.


Modelin yurtdısından bir diger modeli olan radiomir modeli gelmiştir buraya tıklayarak ürüne ulaşabilirsiniz

 

Officine Panerai, bilim dünyasına birçok katkıda bulunan Galilei’ye saygı kapsamında yeni bir model tasarımı yaptı. Uzun bir yaşam süren bu bilim adamının yaptığı çalışmalara ve bilim dünyasına katkılara istinaden oluşturulan Lo Scienziato-Luminor 1950 Tourbillon GMT Ceramica, mekanik saatin kaşifi olarak bilinen Galileo’ya saygı için ortaya çıkarılan bir model.

Neuchâtel atölyelerinde hayat bulan Lo Scienziato-Luminor 1950 Tourbillon GMT Ceramica, hem teknik açıdan kusursuzluğu hem de saat severlere muhteşem bir görsellik sunması açısından olduğu kadar; ince detayları, safir camı, harika işçiliği ve teknolojik gelişmeler ışığında oluşturulmuş mekanizması ile de koleksiyonların popüler parçalarından birisi olacak gibi görünüyor.

925263_1517807848442176_604734612_aPlatinle, tulumbalarla iskeletleştirilmiş saatte tüm mekanizma gözler önüne serilmiş. Siyah kasaya uyumlu kahverengi kordon güzel bir uyum oluşturmuş. 277 parçadan oluşan kalibresi, muhteşem dizaynıyla Tourbillon kafesi, altı günlük güç rezervine imkân veren üç adet tulumbası ile birlikte gece ve gündüz göstergeli zaman dilimi fonksiyonu da vardır.

Su geçirmezlik özelliği ile donatılmış olan bu saat, 100 metre derinlikte bile sağlamlığını kaybetmemiştir. Lo Scienziato-Luminor 1950 Tourbillon GMT Ceramica, işlenmemiş doğal görünümlü kayışı, çelik tokası ile birlikte özel tasarlanmış bir kutuda sunulmaktadır.Replica panerai modelleri için buraya tıklayın

 


Panerai, İtalyanca da çalı çırpıdan ekmek sepeti yapan usta anlamına gelmektedir. Ancak Radiomir modelinde pekte çalı çırpı tarzında malzemeler kullanıldığını söylemek biraz zor olacaktır. İtalyan markasında, İtalyanların geleneksel özelliklerinin tam olarak yansıtıldığı, şıklık ve dizayn ön plana çıkmakla birlikte, saat teknolojisinde İtalyanların İsviçrelilere göz kırptığı bir model olduğundan da rahatlıkla söz edebiliriz.

İtalyan erkeklerinin günümüz dünyasındaki yerinin sağlamlığı, onların tarzından, giyim kuşamdaki tutarlılıklarından meydana gelmektedir. İşte bu sebeple erkek aksesuarında onların tercihlerini takip etmek, yönlendirmelerine uymak , erkekler için iyi bir tercih olacak ve bayanların gözünde puanınızı bir kat daha artıracaktır. Okumaya Devam Et →